GENÇLERLE İLETİŞİM KURABİLİYOR MUYUZ?
Çocuğunuz
öfkeyle karşınıza dikiliyor ve size meydan okuyor mu? Onun nereye gittiğini
bilmiyor, meraktan çatlıyorsunuz ve gelince de size hiçbir şey söylemek
istemiyor mu? Evde hiçbir şey yapmak zorunda olmadığını, doğmayı kendisinin
istemediğini ve bu sebepten sizin ona bakmakla yükümlü olduğunuzu söylüyor mu?
İnanç ve değerleriniz çocuğunuzun inanç ve değerleriyle çatışıyor mu?
İsteklerini yerine getirmediğinizden şikâyet ediyor mu?
Bu sorulara verilecek cevap
biçiminiz, çocuğunuzla olan iletişiminizi büyük oranda belirleyecektir. Çocuğunuzla
sağlam bir ilişkinin temeli KAYITSIZ ŞARTSIZ SEVGİ dir.
Ancak böylesi bir sevgi, çocuğunuzun potansiyelini tam olarak ortaya koymasını,
çocuğunuzun davranışlarını tam olarak anlayabilmenizi,
yaramazlıklarına-hırçınlıklarına karşı tutumunuzun yolunu çizmenizi,
sevgisizlik-güvensizlik-başarısızlık nedenlerini belirlemenizi sağlar. Çocuk sevdiği
ya da kendisi ile ilgilenen, ona
sevgisini verebilen kimsenin güvenini yitirmemek için; onun hoşuna gidecek
davranışlarda bulunacak, kendini sürekli yenileyecek ve onu örnek alacaktır. Böylece
davranışlarını geliştirecek, zamanla kişilik çatışmasından kurtulup güven
hissetmeye başlayacaktır.
15-17 yaş arası güvensizlik ve çekingenliğin belirgin olduğu dönemlerdir. Bu dönemlerde; hırçınlık, ders çalışmama ve başarısızlık, sorumluluklardan kaçma, can sıkıntısı, tepkilerini sert dile getirmesinden görüş ayrılığından doğan kuşak çatışması, çabuk karamsarlığa düşme, alıngan ve huzursuzluk, gezme ve eğlencelerden kısıtlandığında yalan söylemesi, kardeş çatışmasının yoğun yaşanması, güvensizlik, başaramama korkusu,sağlıklı arkadaşlık ilişkileri kuramama vb davranışların görülmesi normaldir. Bunun gibi birtakım problemlerin aşılmasında okulda verilen eğitim-öğretim çalışmalarının ailedeki eğitimle desteklenmesinin önemli bir yeri vardır. Bu doğrultuda siz sayın veliler için birkaç öneri aşağıda sıralanmıştır.,
Ø
ÇOCUĞUNUZA ZAMAN YATIRIMI YAPIN. Çocuklara
karşı sabır, soğukkanlılık, anlayış ve sevgi ile yaklaşın, bu onların sizin ile
olan ilişkilerinde daha yakın olmalarını sağlayacakladır. Yüksek sesle söylenen
emir verici sözler, ağır eleştiriler ve azarlamalar asla fayda getirmeyeceği
gibi çocuğunuzun sizden kopmasına ve uzaklaşmasına hatta bir çok konuda yalana
başvurmasına sebep olacaktır.
Ø ÇOCUĞUNUZU İYİ TANIYIN, ondan yapabileceği düzeyde verim bekleyin. Çocuklarınıza kıyas getirmeyin, sürekli başkaları ile kıyaslanan çocuk kendine güvensiz ve gelişmeye kapalı hale gelir.
Ø
AĞIR CEZALARDAN VE BASKICI TUTUMLARDAN UZAK
DURUN. Çocuklarınızın sizin isteklerinizi
yapması için korkutmayın Yüksek sesle verilmeye çalışılan hiçbir öğüt
dinlenmez. Sevgi ve ılımlı bir yaklaşımla, yapabileceğiniz arkadaşça
tavırlarınızla iletmek istediğiniz mesajı tam olarak verebilirsiniz.
Ø
ANNE VE
BABA OLARAK ORTAK KARARLAR ALINIZ ve davranışlarınızda her zaman doğru ve
tutarlı olunuz. Çelişkili davranışlarınızla çocuğunuz her zaman bocalayacak ve
doğruyu bir başkasında arayacaktır.
Ø
Ona ve fikirlerine değer verin, onu dinleyin,
sosyal yaşantısında faal olması için onu destekleyin. Okul ve çevresindeki
sosyal faaliyetlere katılması için teşvik edin. Ona değer verdiğinizi,
güvendiğinizi her ortam ve fırsatta övgülü sözlerle dile getirin. Çocuğunuzun
şımarmasından korkmayın; bilakis size ve düşüncelerinize layık olmaya
çalışacaktır.
Ø
Çocuğunuzun devam durumunu ve okul ile ev
arasındaki geliş-gidiş saatlerini sürekli kontrol altında tutun. Zararlı
alışkanlıklar hakkında iyi bir örnek olun ki söyledikleriniz sadece lafta
kalmasın.
Ø
Çocuğunuzun ders çalışma ortamını hazırlamasına
yardımcı olunuz. Mümkünse bir çalışma odası oluşturunuz. Eş dost
toplantılarınızı onun programına uygun hale getirmeye gayret ediniz, ev
işlerini ya da alış-veriş sorumluluklarını
ders çalışma saatlerinin dışında oluşturunuz. Başarabildiği bir boş zaman
etkinliğinin mutluluğunu birlikte paylaşıp, onunla gurur duyduğunuzu her
fırsatta belirtin.
Ø
Çocuğunuzu sık sık
eleştirmekten kaçınınız. Bunu özellikle başkalarının, arkadaşlarının yanında
yapmayınız. Beğendiğiniz ve taktir ettiğiniz yönlerini ona söyleyiniz. Onu
kendi yapısı ve kişiliği ile kabul ediniz.
Ø
Çocuğunuzun derslerinde ve davranışlarında daha
iyiye yöneltilebilmesi için öğretmenleri ile sıkı bir ilişkiye girmeli,
toplantılara mutlaka katılmalı çocuğunuzun gelişimi ile ilgili konularda
takipçi olmanızda yarar vardır. Öğretmenlerin alınmasını istediği ders araç ve
gereçlerin zamanında temin edilmesine önem veriniz. Çocuğunuzun kılık ve
kıyafetine, temizliğine özen gösteriniz.
Ø Çocuğunuzun gerekli tüm sorunları için sınıf ve okul rehber öğretmenlerine başvurunuz. Bu konuda size yapılan çağrılara mutlaka uyunuz. Onun da sorunlarını gerektiğinde sınıf ve okul rehber öğretmenlerine anlatması için teşvik ediniz. Sizin ve çocuğunuzun sorunlarınızın gizliliğe önem verilerek çözülmeye çalışılacağından emin olunuz.
Okuldaki eğitim ve öğretim çalışmalarının ailedeki eğitim ve öğretim çalışmaları ile desteklenmesi gerektiğini, çocuğunuzun başarısında sizin de çok önemli katkılarınızın olabileceğini kabul etmeniz ve ona gereken yardımları yapmanızın başarısını olumlu yönde etkileyebileceğini kabul etmeniz gerekiyor. Ancak bu mantıkla yola çıktığınızda onlara istediklerini verebilir ve onlardan istediklerimizi alabiliriz.
UNUTMAYALIM! Gençle iletişimin temellerini atmanın yolu,
v
GÜVENİNİ KAZANMAK
v
ARADAKİ BUZLARI ÇÖZMEK
v
DİNLEMEYİ ÖĞRENMEK
v
DUYGULARINI ANLAMAK
v
ÖFKENİZİ KONTROL ETMEKTİR.
Eyüp Anadolu İmam Hatip ve İmam Hatip Lisesi
Rehber Öğretmeni
FATMA DAĞ